10 Ağustos 2019 – ELLİ YILDIR YATIRIM YAPTIĞINIZ BEYİNLERİNİZİ NEREYE GÖNDERİYORSUNUZ? – Fahrettin Dağlı

0
Osmanlı ve Türkiye tarihinin iki önemli ve anılmaya değer olayı vardır; Birincisi, İspanya Yahudilerinin kaçıp Osmanlı’ya sığınmaları ve diğeri de Alman Faşizminden kaçan bilim adamlarının Türkiye’ye iltica etmeleridir. Bu iki olayda insani siyasetin bir sonucudur ve netice de gerek Osmanlı ve gerekse Yeni Türkiye Cumhuriyeti bu yetişmiş insan potansiyelinden yararlanmıştır.
ABD gibi küresel güce sahip ülkeler sadece kendi beyinleri ile iktifa etmeyip dünyanın beyinlerini transfer etmek için güçlerini seferber ederler/ediyorlar. Bugün dünyanın dört bir yanından gerek ABD’ye ve gerekse gelişmiş Batı ülkelerine beyin transferi/göçü devam etmektedir.
Biz ise bugün bırakınız dışarıdan transfer etmeyi var olan yetişmiş genç beyinlerin yurt dışına göç etmesini teşvik ediyoruz. Herhalde pasaport tahdidi kaldırılacak olsa bu ülkenin üniversitelerinde akademik çalışma yapanlar ile ve halihazırda akademik çalışmaya namzet yüzbinlerce insan kendilerine kucak açan ABD ve Batı ülkelerine kaçıp gidecekler.
Peki neden? Bu soruya şöyle cevap verenleri duyar gibiyim; ‘Bunların hepsi ya Fetöcü veya sol örgüt mensuplarıdır, varsın gitsinler.’ Yani, o beylik replik gibi; ‘Ya sev, ya terk et’
Bu anlayışa, bu kabule isyan ediyorum. Bu anlayışı seslendirenler kendilerini ‘millici’, “milliyetçi”, “yerli” olarak lanse ediyorlar. Eğer müspet bir milliyetçilik anlayışından bahis ediyorsanız, bu o değildir. Bu tam aksi sevdiğinizi iddia ettiğiniz vatana ihanettir ve asla müspet milliyetçilik değildir.
Gelelim ‘Fetö’ adı altında yürütülen operasyonlarla binlerce akademik personelin ve namzet öğrencilerin ya tutuklanmaları veya yurt dışına kaçmaları veyahut pasaport tahdidi nedeniyle atıl duruma düşmeleri sonucunda ülkenin neyi kaybettiğinin muhasebesine!..
Hepsini ‘Hain statüsüne’ koyduğunuz an işi bitiriyorsunuz, itiraz kapılarını kapatıyorsunuz. Bakınız, zihninize hakikatin penceresini açıyorum; Kim bu fetöcü gençler Allah aşkına? Herhalde büyük bir çoğunluğu AKP seçmen tabanının çocuklarıdır. Eğer burada bir vebal varsa birinci derecede bu vebal AKP siyasetinindir. AKP’li vicdan sahiplerine soruyorum; 2013 yılına kadar AKP siyasal kadrosu tam tekmil ‘Türkçe Olimpiyatlarına’ katılıp cemaatle ilgili her türlü övgüyü, methiyeyi yapıyor muydu? Pensilvanya’ya selam, hürmet ve davetlerini sunuyorlar mıydı? Her türlü imkanı ayaklarının altına seriyorlar mıydı? Bu sorulara ‘Hayır’ diyebilecek bir babayiğit var mı? Bu zavallı halk güce mütemayildir, gücün referans gösterdiğine ittiba eder ve burada da aynen böyle oldu. İnsanlar size güvenerek, itimat ederek çocuklarını sözkonusu cemaatin yurtlarına ve okullarına gönderdiler. Malları ve canlarıyla destek verdiler. Ticari ve medeni yakınlıklar ve ortaklıklar oluştu.
Eğitim odaklı çalışma yapan cemaat, Türkiye’nin en zeki çocuklarını topladı ve eğitti. Elbette cemaat olmanın getirdiği tabii sonuçlar oluştu; Arkadaşlıklar, dostluklar ve evlilikler… Dün teşvik ettiğiniz bu ilişkileri,  bir gün sonra bıçak keser gibi kesmelerini istediniz, kesmeyeni hain ilan edeceğinizi duyurdunuz. Kesen oldu, olmadı ama hemen hemen büyük çoğunluğunu bir torbaya doldurup ‘hain’ ilan ettiniz. Bu ülkeyi bu insanlara dar ettiniz. Kimi bir şekilde yolunu bulup ülke dışına kaçtı ve kimi de cezaevlerini boyladı. Bugün önemli bir kısmı da kaçmak için fırsat kolluyor.
Bu insanların büyük çoğunluğunun ne darbeden haberi var ve ne de cemaatin üst kesiminin yaptığından, ettiğinden!.. Başta Sn. Cumhurbaşkanı olmak üzere AKP siyaset kadrosunun bu olayla ilgili retoriği: ‘Üstü ihanet, ortası ticaret ve altı ibadet.’ Ne ilginçtir ki üst ve ortanın önemli bir kısmı bir şekliyle yolunu bulup yurt dışına kaçtı. Kalan ‘ibadet kesiminin’ önemli bir çoğunluğu şu an ya cezaevinde ya da KHK ile işlerinden, aşlarından edilmiş durumda.
Yine tekrarlıyorum; özellikle AKP’li arkadaşların şunu demeye hakları yoktur; ‘Oh olsun! O fetöcüler müstahaktır buna! Çünkü topu haindir.’
Bir defa bu insanların büyük bir kısmı siyaset aktörlerinizin, liderlerinizin referanslarıyla bu cemaate intisap ettiler veya sempati duydular. Bugün sempati duyanları bile iltisaktan alıp her türlü mahrumiyeti yaşatıyorsunuz. Buna hakkınız yok. Burada bir vebal varsa büyük nispette bu vebal size aittir. Bu insanlara dün de yazık ettiniz, bugün de yazık ediyorsunuz. Adeta Türkiye’nin en zeki çocuklarını istikbal vaatleriyle ilk önce bir toplama kampında topladınız ve sonra hepsini hain ilan edip bu ülkede yaşamayı onlara haram ettiniz. Ah keşke akli selimle düşünüp bu ülkeye, bu topluma ne kadar büyük bir zarar verdiğinizi!.. Her gün onlarca insanın çoluk çocuklarıyla birlikte yurt dışına kaçtıkları haberlerini duyuyoruz. Hem de kurulan fetö borsasına binlerce TL ödeyerek kaçıyorlar ülkelerinden. Geride farklı hikayeler bırakarak…
Bu hızla giderse Türkiye 2000’li yıllardan bu yana yatırım yaptığı beyinlerin neredeyse %50’sini elinden kaçırmış olacak. Dünyanın yetişmiş genç nüfusu bakımından haklı bir şöhrete sahip Türkiye, elindeki serveti çarçur etmiş olmanın pişmanlığını fena bir şekilde yaşayacak. Bunu bilmek için müneccim olmaya gerek yok. Yurt dışında büyük bir Pazar var. İyi yönetilen Devletler yetişmiş genç iş gücüne kapılarını ardına kadar açmışlar. Milliyetçilik veya Müslümancılık güdüsüyle ‘oh olmuş’ diyenler ve diyecekler asla ‘vatanseverlikten’ bahis etmesinler!.. Tam aksi bu ülkeye, bu topluma yapılan büyük bir ihanettir.
Yaşayanlar görecektir ki, bir gün tarih bu dönemi böyle anacaktır.
Share.

About Author

Comments are closed.