11 Mayıs 2020 – İşyerlerinden başlayan bir direniş – Faruk Sevim

0

Ölümcül bir salgınla mücadele halindeyiz. Bir virüs, bize artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını gösterdi. Demek ki güç; yok edici silahlar, daha fazla para değilmiş. İnsanı da doğayı da var edecek ve kurtaracak olan, yine insan ve onun emeği imiş.

Yaşanan tüm krizlerde olduğu gibi Covid-19 salgın sürecinde de en ağır bedelleri emekçiler ödüyor. Karantina günlerinde, 11 milyon işçi, canı pahasına işe gitmeye devam ediyor.

Bu ölümcül salgın, Türkiye işçi sınıfını zor durumda yakaladı. İşsizliğin arttığı, faturaların kabardığı, demokratik hakların yok edildiği, adaletin ve hukukun olmadığı bir dönemdeyiz. Salgınla birlikte koşullar daha da ağırlaşıyor, işçilerin sağlığı ve ekmeği daha da risk altına giriyor. 

Türkiye’de 7 milyon işsiz varken, salgın sonrası kayıtlı işçilerin en az dörtte biri olan 5 milyon kişi daha işini kaybetti. Hükümetin 100 milyarlık paketinden emekçilerin payına unutulmuşluk ve çaresizlik düştü. Hükümet, sözde içten çıkarmayı yasaklar gibi yapıp ücretsiz iznin önünü açtı. İşten çıkarmayı yasal hale getirdi. 

Bir yandan “Evde kal” deniliyor ama zorunlu işler dışında da işçiler çalıştırılıyor. Zorunlu işlerde de, işçi sağlığı ve güvenliğinden yoksun olarak çalıştırılıyor. İşçiler arasında Covid-19 pozitif oranı Türkiye ortalamasının üç katı. 

İşe gitmeye devam eden, gitmek zorunda kalan 11 milyon işçi, işyerlerini direniş merkezine çevirmelidir.

Mecburen bir araya gelen işçiler, üretimde vazgeçilmez bir role sahip olduklarının görüldüğü, krizin tüm ağırlığını çektikleri, patronların ve devletin umursamazlığına muhatap oldukları, örgütlenmeleri engellendiği, salgının ve krizin faturası işçi sınıfına kesildiği için bir direniş örgütlemek üzere kolları sıvamalıdır. 

Taleplerimiz bellidir: İşten çıkarmalar yasaklansın, zorunlu mal ve hizmet üretimi dışında, tüm çalışmalar durdurulsun. Çalışanların gelirleri güvence altına alınsın. Sağlık hizmeti eşit, parasız ve kamusal olarak verilsin. İşçilerin güvenliği ve sağlığı, öncelikli hale gelsin. Herkes için ulaşılabilir ve ücretsiz test imkânı sağlansın. İş yerlerinde salgına karşı, her türlü önlem, en üst düzeyde alınsın. 

Bugün zorunlu olarak her gün işbaşı yaptırılan işçiler, kapitalizmin ve hükümetin acımasızlığının hesabını sormak için işyerlerinden başlayarak, direnişi örgütlemek için ilk adımları atmalıdır.

(Sosyalist İşçi)

Share.

About Author

Comments are closed.