12 Mayıs 2019 – Her Yasal Hak Helal Değildir – Fahrettin Dağlı

0
Alev Alatlı birkaç yıl önce kendisine verilen ödül töreninde içlerinde CB Erdoğan ve eşinin de bulunduğu Ak Partililerin huzurunda kürsüden şu dersi veriyordu: “…Her yasal hak helal değildir, olamaz. İmar ruhsatı alan bir müteahhit şehrin ırzına tecavüz ederken yasal olarak suçsuzdur ama yaptığı iş helal değildir. Keza raf ömrünü uzatmak için ekmeğin içine kanserojen madde koyan fırıncının formülü yaptığı ambalajın üzerine koyduğu sürece yasal ve dolayısıyla suçsuz ama helal değildir…”
Ak partililer konuşmayı dikkatle izliyorlar ve her cümlesine baş sallayarak onaylıyorlar ve alkışlıyorlardı. O gün bu manzarayı seyrederken de hayret ve merak etmiştim; Alev Alatlı’nın dikkat çektiği hususları ne kadar algıladılar, anladılar da bu derece iştiyakla onaylıyor ve alkışlıyorlar. Bunu yaparken kendi iktidarları döneminde ‘yasal kılıfa büründürülmüş yolsuzluğu’, ‘yaptığım iş kanuna uygundur’ diye savunan idarecilerle hiç karşılaşmadılar mı? Kulaklarına benzer ifadeler gelmedi mi? Veya aklı başında birileri bunu kendilerine hatırlatmadı mı? Yoksa sadece ‘Alev Alatlı bize yakın bir yazar ve dolayısıyla bize herhangi bir göndermede bulunamaz’ diye düşünmenin rahatlığı ve zihinsel konforunu mu yaşıyorlardı? Mesela ‘Ankara’yı parsel parsel sattı’ veya ‘İstanbul’a ihanet ettik’ gibi itirafları duymamışlar mıydı? Bir büyükşehir belediye başkanına soruluyor; ‘sizin hakkınızda çokça yolsuzluk iddiası konuşuluyor, ne diyorsunuz?’ verdiği cevap; ‘yaptığım her şey yasaldır.’ Evet, gerçekten de yasal. Çünkü belediye meclisinde parmak hesabıyla karar alınmış ve yürürlüğe girmiş. Eğer hukuksal denetim de yoksa istediğini yap!..
Yasalarımızda, “Kanunun iyi niyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyi niyetin varlığıdır.
Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyi niyet iddiasında bulunamaz.” düzenlemesi yer almaktadır.
Eğer siz yapılan işin mahiyeti itibariyle toplumsal ve bireysel hak ve hukukları hedefleyip, hedeflemediğini denetleyip ölçemiyorsanız sadece ‘iyi niyet’ ve ‘yasallığına’ bakarak olumlu veya olumsuz bir beyanda bulunursanız vardığınız hüküm doğru ve helal olmayabilir.
Mesela ister TBMM’de ve ister şehir belediye meclislerinde, meclis çoğunluğu elinizde ise parmak hesabıyla istediğiniz yasal düzenlemeyi yapabilirsiniz. Ki şimdi ona bile gerek kalmadı, tek kişinin imzasıyla yasal düzenlemeler yapılabiliniyor. Eğer kuvvetler ayrılığı prensibi gereği olması gerekenin hilafına yargınız üzerinde yürütmenin vesayeti varsa oranında yerindelik denetimi yapma gücü ve cesareti olamıyor. Dolayısıyla bir şekliyle gücü elinde tutanlar istedikleri zaman ‘atı alıp Üsküdar’ı geçebiliyorlar.
Bizim gibi hukuk devleti değil de kanun devleti olan yerlerde manzara bu şekilde oluşuyor. Gücü ellerine geçirenler hukukun ırzına geçerek yasallık kılıfıyla istediği her şeyi yapma yetkisini kendisinde buluyorlar ve bu yaptıklarını da helal sayıyorlar. İşin ilginç tarafı dini müeyyideler açısından uyarıldıkları zaman da size cevapları şu oluyor; ‘Kanunun bana tanıdığı yetkiyi veya hakkı kullanıyorum.’ Yani, demek istiyor ki; ‘Kanunun bana tanıdığı her hak helalimdir.’
Evet, o gün Alev Alatlı’nın huzurda ifade ettiklerini üzerlerine alınmayıp, alkışlayan Ak Partililer bu sözlerin ne manaya geldiğine ve hisselerine ne düştüğünü bugün akledebiliyorlar mı acaba?
Share.

About Author

Comments are closed.