13 Aralık 2019 – Gözümüzdeki mertek: Seçmen listesi – Ohannes Kılıçdağı

0

Yıllardır üzerinde konuştuğumuz patrik seçimleri yapıldı. Episkopos Sahak Maşalyan açık oy farkıyla patrik seçildi. Sonuçlar üzerine çok şey söylenebilir ama ondan önce bir hatırlatma yapmak isterim. Bu seçim talimatname geldiğinden beri sorunlu bir süreçti; seçimin yapılıp bitmiş olması veya adayların oy oranı, katılım oranı gibi veriler bunu değiştirmezdi, değiştirmedi. Biz hala sorunlu ve tarihe de öyle geçecek bir seçimi konuşuyoruz. 

Seçimin en net sonucu kanımca toplumun Aram Ateşyan’a duyduğu tepkinin ortaya çıkmış olması; zira Maşalyan’la Ateşyan arasındaki oy farkı nerdeyse 2,5 kat, delege farkı ise neredeyse 7,5 kat. Anlaşılıyor ki Ateşyan’ın ve o günlerde onunla hareket edenlerin geçtiğimiz 10-12 yıl boyunca yaptıkları ve söyledikleri halk nezdinde bir tepki birikmesine sebep olmuş ve o da bu seçimle birlikte ortaya çıktı. Sanırım Aram Ateşyan, “6 bin değil 60 bin imza da toplasanız ben buradayım”, sözlerinin bedelini yıllar sonra ödedi diyebiliriz. 

Altını çizmek istediğim başka bir husus da geçersiz ve boş oylar. Sandığa gidenlerin içinden 1.121 kişi boş veya geçersiz oy kullanmış ki bu da % 8’in biraz üzerinde bir orana denk geliyor. Bu oranın daha yüksek olmasını bekler ve isterdim çünkü, sandığa gitmeyenlerin motivasyonlarının ne olduğu tartışma konusu yapılıyor ama bu oyların mevcut durumu protesto oyları olduğu açık. Daha yüksek sayıda olması daha iyi olurdu ama kanımca 1.121 sayısını da küçümsememek gerek. Sonuçta binden fazla kişi, yanlış gördüğü bir şeye tepki vermek için mobilize olmuş, bir eylem olarak gidip geçersiz oy vermiştir. Üstelik, Türkiye Ermeni toplumu gibi tarihsel ve sosyolojik sebeplerden dolayı siyasi ve sosyal refleksleri hayli zayıflamış bir toplumda bunu yapmıştır. (Yeşilköy’ü burada zikretmek gerekiyor zira protesto oyları orada %12,58’e ulaşmış. Kadıköy’de ise %9. Benim de semtim olan Feriköy, protesto oylarında geride kalmış. Aynı oran orada %7,43.) 

Boykot konusuna ve boykotun başarılı olup olmadığına gelince, hem bunu hem de seçimi kazanan Sahak Maşalyan’ın, yalnız sandığa giden değil bütün seçmenlerin yüzde kaçı tarafından seçildiğini, dolayısıyla oy tabanının ne olduğunu konuşabilmek için toplam seçmen sayısını bilmemiz gerekir. Ama ne acıdır ki biz bu sayıyı bilemiyoruz. Elde sağlıklı bir seçmen listesi olmadan seçime gitmek, seçimin en temel gereklerinden birini çiğnemek demektir. Seçimden birkaç gün evvel Müteşebbis Heyet Başkanı Hosrof Köletavitoğlu, ellerinde 60,000 kişilik bir seçmen listesi olduğunu fakat bunların içinde mükerrer, yani birden fazla semtte kayıtlı olanlar ve ölenler de olduğu için bu rakamın 20-25,000 düşebileceğini söylemişti. Buradaki hata payı çok çok yüksek. Bir liste düşünün ki üçte birinde hata var! Müteşebbis Heyet, sağlıklı bir liste oluşturmadaki zorlukları kamuoyuyla paylaşırsa çok aydınlatıcı olur. Ayrıca, bana anlatılana göre Köletavitoğlu vakıflarla yapılan toplantıda seçmen listesi için İçişleri Bakanlığı’ndan yardım istediklerini, onların da kendilerine bir liste vermekten imtina ettiklerini ama heyet tarafından gönderilen listeyi elden geçirip tekrar heyete gönderdiğini söylemiş. Bu liste kullanılmadı mı acaba? Nedir bu işin aslı astarı? 

Seçmen listesini hazırlamak vakıf yönetimlerinin ve Müteşebbis Heyet’in sorumluluğundaydı ama doğrusu böyle bir liste oluşmamış olmasında hepimiz kabahatliyiz. Böyle bir listeyi ve önemini daha fazla vurgulamalı, daha fazla talep etmeliydik. Boykot yoluna gideceklerin bunu özellikle talep etmeleri gerekiyordu çünkü boykot tartışması toplam seçmen sayısını bilmeyince anlamlı bir şekilde yapılamıyor. Boykot için başarılı diyenler de başarısız diyenler de toplam sayı tam olarak bilinmediği için ne söyleseler belli bir noktadan sonra somutlaşamıyor. 

Kulağa biraz didaktik bir söz gibi gelecek ama bu hepimize ders olsun. Vakıflar ve Müteşebbis Heyet listeleri düzeltme konusunda karşılaştıkları güçlükleri kamuoyuyla paylaşabilirse hep beraber bir çözüm düşünebiliriz belki. Ayrıca, seçmenlerin de duyarlı olması ve ikamet ettikleri semtte kendilerini kaydettirmeleri gerekir. Bunun salt dini bir konu olmadığını sanırım söylemeye gerek yok. Her ne kadar şu anda belirsiz bir durum olsa da vakıf seçimleri yapılacağı zaman da düzgün, hata oranı mümkün olduğunca azaltılmış listelere ihtiyacımız olacak. Kaydını yaptırmayan seçmenin şikayet etmeye hakkı olmayacak.

(Agos)

Share.

About Author

Comments are closed.