15 Mart 2020 – Virüs krizi, kapitalizmin sonu olabilir mi? – Faruk Sevim

0

Dünya genelinde milyonlarca insan virüs salgını nedeniyle sağlıklarını ve işlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya. Bu insanların elbette büyük çoğunluğu işçi, emekçi.

Hükümetler ise işçilerin, emekçilerin yaşamlarını, sağlıklarını ve aynı zamanda çalışma haklarını korumak amacıyla değil, “kapitalist ekonomileri kurtarma” refleksi ile davranıyorlar.

Onları ilgilendiren tek konu kapitalistlerin kazançlarını korumak, kapitalizmin, “kurulu ekonomik düzeninin” salgın nedeniyle yıkılmasını önlemek, salgının yükünü de işçi ve emekçilere yıkmak. Hâlbuki böyle zamanlar, sosyal önlemlerin, eşitliğin, kamusal haklardan ücretsiz ve eşit yararlanmanın; eşitlikçi sosyal ve toplumsal siyasetin, yani sosyalizmin ne denli değerli olduğunun görüldüğü zamanlar. 

İlerleyen haftalarda, hepimiz toplumdaki eşitsizlikleri daha da çok göreceğiz, anlayacağız. Muhtemelen, tüm dünyada, yüz milyonlarca işçi ve emekçi olarak, ‘kapitalistlerle geminin aynı kamarasında’ yolculuk etmediğimizi bir kez daha can yakıcı bir biçimde fark edeceğiz.

Türkiye dahil pek çok ülkede tedbir paketleri son ana dek açıklanmadı. Hükümetler bir ihtimal salgının kendi ülkelerini vurmayacağını düşündüler, ama virüs maalesef ulusal sınırları kaale almıyor. 

Dünya çapındaki salgınlar, çok önemli bir gerçeği bize hatırlatıyor: Sınırlar ve ulus devletler yapaydır, doğal değildir. Ulus devletleri ortaya çıkaran kapitalizm ve onun ürünü olan milliyetçiliktir. Doğa sınır tanımıyor, buzullar eridiğinde, bütün dünyadaki iklim değişiyor. Virüsler ülkeden ülkeye kolayca yayılıyor. İklim krizi nedeniyle buzullar eridikçe, kim bilir altlarından nice virüsler dünyaya yayılacak.

Bilim insanları iklim krizinden “geri dönebilmek,” yani hasarın giderilebilmesi için yaklaşık yedi-sekiz yıl kaldığını söylüyorlar. İklim aktivisti Greta, bir yıldır iklim krizine dikkat çeken çağrılar yapıyor, milyonlarca insan sokağa çıkıyor, ama kapitalist rejimler iklim krizine dikkat çekenlerle dalga geçiyorlar, alay ediyorlar.

İnsanlık artık ulus devlet sınırlarını aşan sorunlarla karşı karşıya ve bunun müsebbibi kapitalizm. Kapitalizm ise hala ulus devlet sınırlarını korumayı öneren milliyetçiliği önümüze koymaya çalışıyor. Beş on yıl içinde, iklim krizinin sonucu olarak milyonlarca insan ülke sınırlarını ve sınır güvenliklerini dümdüz edebilir. Ulus devlet “ideolojisine”, üniter devlet “yönetim biçimine” tapınmayı marifet sayanlar, biraz daha su ve ekmek için başkalarının sınırlarının önünde birikebilirler.

Virüs salgınına tekrar dönersek, acilen virüsle mücadelede uzmanlaşmış, kalıcı tıbbi personel istihdam edilmeli, hızla yeni kamu sağlık yapıları yaratılmalıdır. Sağlık alanı kapitalist kar hırsının hüküm sürdüğü bir alan olmaktan çıkarılmalıdır. Teknolojik gelişme çağında salgınlarla baş etmek ve insanları korumak için her türlü bilimsel ve üretici imkânlar vardır. Ama bir sorunumuz var, o da kapitalizm. 

Kapitalist sistem, kendi bekası için işçilerin, emekçilerin ve onların ailelerinin yaşamlarını tehlikeye atabiliyor. Kapitalizm, felaketleri fırsata çevirmek için kullanıyor. Kapitalizm, vurguncu bir sistem, ama son virüs salgını kapitalizmin ipliğini yine pazara çıkardı. Trump, iklim krizinden bahsedenlere “ABD’nin zenginliğini hayaller için tehlikeye atamam” diyordu. Şimdi virüs salgını için 1,5 trilyon doları bir hafta içinde piyasaya veriyor, çünkü kapitalist sistemin çökmekte olduğunu gördü.

Şimdi kapitalist sistemin ve patronların yapacağı son bir hamle kaldı. Virüs krizinin yükünü işçi ve emekçilere yüklemek. Buna izin vermemeliyiz. Virüsü bahane eden hükümetler, işçi ve emekçiler üzerindeki otoriter uygulamalarını artıracaklardır. Kapitalistlerin yaşayacağı ekonomik krizin yükü işçi ve emekçilere fatura edilecektir. Bütün bunlara karşı hazırlıklı olmalıyız. 

Kapitalizmin kendi yarattığı felaketler, onun yıkılmasının artık sadece kısa bir zaman meselesi olduğunu gösteriyor. Kapitalizm sonrası dönemin, işçi ve emekçilerin özgürlükçü bir dönemi, sosyalist bir dönemi olması için her zamankinden daha çok mücadele etmeye ihtiyaç var, mücadeleye devam etmeliyiz.

(Marksist org)

Share.

About Author

Comments are closed.