25 Ekim 2020 – Grev haktır! Yasaklanamaz- Çağla Oflaz, Faruk Sevim

0

Enflasyon almış başını gidiyor. Gerçek enflasyonu uzmanlar “yüzde 30 ile 50 arasında” diye açıklıyor.

Açlık sınırı 4 kişilik bir aile için aylık 2448 TL, yoksulluk sınırı 7973 TL. Bu gelirleri Türkiye toplumunun yüzde 80’i elde edemiyor, 70 milyon insan açlık ve yoksulluk sınırının altında bir gelirle yaşıyor. İşçi sınıfının ise yüzde 90’ı açlık ve yoksulluk sınırının altında gelir elde ediyor.

10 milyondan fazla insan işsiz, iş bulamıyor, herhangi bir gelir elde edemiyor.

Ücretli çalışanların yarısı açlık sınırının altına inmiş olan asgari ücrete, ayda 2325 TL’ye çalışıyor.

Bütün bu olumsuz koşullarda, ücretlerini enflasyon karşısında ezdirmemek için sendikalaşan ve toplu sözleşme yapmaya çalışan işçilere hükümet engel oluyor, grevlerini yasaklıyor.

Grev işçi sınıfının üretimi durdurmasıdır, patronlara karşı elindeki en önemli silahtır. İşçiler grev yaptığında, patronlar satacak ürün bulamaz. Patronlar ve hükümet, grevler için “bedeli millet öder, bu yüzden olmaz” diyorlarsa bilinmelidir ki, milletten kastettikleri kendileridir, kendi çıkarlarıdır. Grev hakkı, geçmişi yüzyıllara dayanan, hem anayasal hem de evrensel bir haktır.

Grev hakkımızın elimizden alınması, özgür bir şekilde toplu sözleşeme yapabilme hakkımızın elimizden alınması demektir. Grevsiz toplu sözleşme hakkı bir “hiç”tir.

Geldiği günden bu yana grev ertelemelerini alışkanlık haline getiren hükümet, grevlerimizi yasaklayarak, toplu sözleşme hakkımızı elimizden alıyor ve bizlere “patronlar size neyi layık görüyorsa ona razı olacaksınız” diyor. Bu, alınteri dökerek, emeği ile geçinen işçiye sefaleti reva görmektir.

İşçilerin, sadece ve sadece patronları koruyan, işçinin alınterini gözetmeyen, anayasal bir hakkın kullanımını engelleyen grev yasaklama kararlarını tanımaması, buna karşı mücadele etmesi gerekir.

Hükümetin bu güne kadar 17 grevi yasaklamış olması, artık bunu bir alışkanlık haline getirdiğini ve en küçük grev girişimini bile yasaklayacağını göstermektedir. Yasaklara hemen şimdi DUR demek gerekir.

Grev yasakları, işçilerin hiçbir sorumluluğunun olmadığı ekonomik krizin ve salgın krizinin faturasını işçi sınıfına yüklemenin aracıdır. Buna son vermek için grev yapmak gerekir.

Grev yasakları kazanana kadar sürdürülecek grevlerle aşılabilir. Türkiye işçi sınıfı grev hakkını tekrar kazanmak zorundadır.

(Marksist org)

Share.

About Author

Comments are closed.