26 Aralık 2019 – Adalet Zemini Basın Açıklaması: Hak, adalet, eşitlik ve özgürlük mücadelesini destekliyoruz

0

Kutuplaştırma siyaseti bütün dünyada ve Türkiye’de otoriterliği güçlendirmekte, demokrasinin alanını daraltmaktadır. Hâkim sınıflar ve ideolojiler tarafından dar cemaatlere, gruplara, partilere sıkıştırılmaya çalışılan toplumlar, bütün dünyada öfke patlamalarına yol açıyor.

Türkiye’de ve bütün dünyada halk artık karar mekanizmalarında yer almak istiyor. Dar cemaatçi ve grupçu söylemlerle yetinmek istemiyor. Adalet Zemini Platformu aktivistleri olarak, dünya toplumlarının hak, adalet, eşitlik, özgürlük mücadelesini destekliyoruz.

2019’da hak ve adalet mücadelesi yükseldi

2019’da dünyanın dört bir yanında adalet, hak, hukuk isteyen kitleler sokaklara çıktılar. Hong Kong, İran, Şili, Sudan, Cezayir, Irak, Lübnan, Ekvador, Mısır, Fransa ve daha pek çok ülkede insanlar mevcut iktidarlardan haklarını istediler.

Şilili kadınlar yargı sistemine, şiddete, tecavüzlere, baskılara karşı Las Tesis dansı ile tüm dünyayı etkilediler. Sarı yelekliler Paris’i işgal ettiler. Sudan ve Cezayir’de diktatörler devrildi. Fransa’da emekli yaşı ve maaşı konusunda genel grev halen devam ediyor. İran, Irak ve Lübnan’da kitleler yüzlerce kişinin öldürülmesine rağmen sokakları terk etmiyorlar.

Göçmenlik, adaletsizliğin, savaşların, otoriterleşmenin sonucudur

Göçmenlik, insanlığın bir gerçeğidir. Önceki yıllarda birkaç milyon göçmenden bahsederken, günümüzde yüzlerce milyon göçmen söz konusu. Ekonomik eşitsizlikler, bölgesel savaşlar, iklim koşulları milyonlarca insanı göçmen olmak zorunda bırakmaktadır. Türkiye göçmenler konusunda bir kavşak noktasında yer alıyor. Doğudan, batıya, yoksul Asya ve Afrika ülkelerinden Avrupa ülkelerine doğru yoğun bir göç hareketi söz konusu. Bu göçün önemli bir kısmı Türkiye üzerinden gerçekleşiyor.

Göçmenlere karşı davranışımız, bizim hak ve adalet konusundaki tutumumuz açısından önemlidir. Göçmenlerle dayanışmak, bugün insanlığın önündeki en önemli görevdir. Göçmen konusu, 21.yüzyılda hak ve adalet mücadelesinin en önemli alanlarından birisidir.

2019 yılında savaşlarda pek çok insan öldü

2019 yılında dünyada pek çok savaş ve çatışma yaşandı. Bu savaşların bazıları halen devam ediyor. Savaşlardan en çok etkilenen bölge Afrika oldu. Afrika’da çıkan savaşlarda (Kamerun, Nijerya, Kongo, Orta Afrika, Somali) on binlerce insan öldü, milyonlarca insan göç etmek zorunda kaldı.

Büyük çatışmaların yaşandığı başka bir yer Yemen oldu. Yemen’deki insanlık krizi hala devam ediyor. Suriye’de 2011 yılında başlayan savaş devam ediyor. AKP Hükümeti, bir güvenlik kuşağı oluşturmak ve Suriyeli mültecileri buraya yerleştirmek gerekçesi ile Suriye’nin kuzeyine Ekim ayında askerî harekât düzenledi. Son olarak Rusya ve Esad, İdlib’e saldırdı, İdlib’den kaçan on binlerce insan yollara düştü.

2019 yılında Türkiye’de militarist politikalar yükseldi, silahlanmaya ayrılan para arttı. Sıfır sorun politikasından, komşularla barış politikasından hızla uzaklaşıldı. Suriye’de, Akdeniz’de, Libya’da yeni çatışma ve sorun alanları ortaya çıktı. Türkiye, buna uygun alt yapısı olmamasına karşın alt emperyalist bir ülke gibi davranma stratejisini seçti. Bizler, her zaman savaş karşıtı, barıştan yana tutum almaya, mazlumlarla dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz.

2019’da nükleer tehlike arttı

ABD, önce 2001 yılında anti balistik füze anlaşmasından çekildi, bu yıl Orta ve Kısa menzilli nükleer silahlar anlaşmasından çekildi. ABD, bu adımları ile dünyayı çok tehlikeli yerlere sürüklüyor.

ABD’nin elinde 10 binden fazla nükleer başlık var. Bunların 5 bin tanesi her an kullanılmaya hazır. ABD’nin Ortadoğu’da desteklediği İsrail’in elinde ise en az 100 adet nükleer başlık var. Dev birer nükleer depo olan bu ülkelerin, nükleer programını geliştiren İran’a yönelik tehditler savurmadan önce kendi nükleer bombalarını imha etmeleri gerekir.

Biz, barışı ve halkların kardeşliğini savunanlar olarak bölgemizde ve tüm dünyada nükleer silahların ortadan kaldırılmasını, savaşların son bulmasını istiyoruz. Hükümetten talebimizdir: Trump’ın yalanlarına, savaş kışkırtıcı politikalarına karşı çıkın. İncirlik Üssü başta olmak üzere ABD’nin bütün üs ve tesislerini kapatın.

AKP’nin haksızlıklarına ve adaletsizliklerine karşı öfke artıyor

Türkiye 31 Mart ve 23 Haziran seçimlerinden sonra tekrar konuşmaya ve tartışmaya başladı. AKP, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile devleti yönetilemez hale getirdi, devlet krizi ve kuralsızlık yayıldı. Sistem, ekonominin yönetiminde, örneğin hangi şirketi nasıl kurtaracağı konusunda, krizin faturasını kime ödeteceği hususunda bocalama yaşıyor. Bunu Simit Sarayı, Termik Santrallere filtre takılması vb. olaylarında görüyoruz.

OHAL düzeni devam etse de, seçilmiş milletvekilleri, belediye başkanları görevlerinden alınsa da, insanlar artık susmuyorlar, konuşuyorlar. Açlıktan, yoksulluktan, KHK’larla uğradıkları haksızlıklardan, cezaevlerinde maruz kaldıkları uygulamalardan dolayı insanlar seslerini artık daha fazla çıkarıyorlar. Ezilenlerin hakları için mücadele edenlerin sayısı gittikçe artıyor.

Kadınlara yönelik şiddete karşı eylemler yükseldi

2019 yılında hem Türkiye’de, hem de dünyada kadın cinayetleri artarken kadın mücadelesi de yükseldi. Ceren Özdemir cinayeti, toplumsal duyarlılığı bir kez daha ortaya koydu. Kadınlar hem 8 Martta, hem de 25 Kasımda korkusuzca sokaklara çıktılar, kitlesel eylemler yaptılar.

2019 yılında hak ve adalet için çabalar devam etti

2019 yılı Barış İçin Akademisyenlerin Anayasa Mahkemesi tarafından aklandığı bir yıl oldu. Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararı verdiği bir yıl oldu. 100.cüsü yapılan Hrant Dink cinayeti davasının ısrarla takip edildiği bir yıl oldu.

Kadın cinayetlerinde şiddetin arttığı, ama buna karşı kadın eylemlerinin de yükseldiği bir yıl oldu. İklim eylemlerinin ve göçmenlerle dayanışma eylemlerinin arttığı bir yıl oldu.

Her türlü kutuplaştırmaya ve ırkçılığa karşı, hak, adalet, barış, eşitlik mücadelesinde yerimizi almaya devam edeceğiz. 2020 yılının hakkın ve adaletin yılı olması dileğiyle.

Adalet Zemini Platformu

Share.

About Author

Comments are closed.