27 Ocak 2020 – “Yargı camiamız için çok çok üzücü” – Roni Margulies

0

Eski Kara Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim ve Doktrin Komutanlığı Muhabere ve Muharebe Eğitim Destek Komutanı Korgeneral Metin İyidil, 15 Temmuz darbesinin ardından yargılanmış ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. İstinaf başvurusu sonucunda beraat ve tahliyesine karar verildi, serbest bırakıldı. Hemen ardından tekrar tutuklandı.

Bu arada Cumhurbaşkanı şöyle dedi:

“Yargı camiamız için gerçekten çok çok üzücü bir adım olmuştur. İlginç olan şey şu: Tabii bunların hepsinin talimatlarını da verdik, yani kararı veren kişi veya kişilerin de FETÖ’cü olması bu işin nerelere vardığını gösteriyor. Bunun arkasında daha ne gibi oyunlar olabileceğini de çok açık ve net gösteriyor. Düşünün, müebbet hapse mahkûm olmuş bir kişi, kalkıp hemen beraat ettirme veyahut da tahliyesini verme gibi bir yola bir mahkeme nasıl gidebiliyor? Bu anlaşılabilir bir şey değil. Ve sağolsun Adalet Bakanlığımız ve Savcılığımız bu noktada adımlarını attılar. İçişleri Bakanlığı ile beraber yaptıkları operasyonla da yakaladılar.”

Şimdi, ben bu korgeneralin FETÖ’cü mü, Ergenekoncu mu, başka bir şey mi olduğunu bilmem; hiç fikrim yok. General olduğuna göre, iyi bir adam değildir herhalde, ama yasal açıdan suçlu olup olmadığını bilmiyorum. Bilmem de gerekmiyor zaten.

Dahası, hukukçu da değilim, Anayasa’dan filan da anlamam.

Ama okuduğuma göre, Anayasa’nın 138. maddesi şöyleymiş: “Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.”

Cumhurbaşkanı’nın yukarıda alıntıladığım sözleri, ayıptır söylemesi, birazcık “tavsiye ve telkin” gibi geldi bana. Hatta bu sözler “yargı camiamızı” fırçalamak şeklinde bile yorumlanabilir bence.

Diyelim ki bu, benim hukuktan anlamıyor olmamdan kaynaklanan hatalı bir yorum.

Peki, “Tabii bunların hepsinin talimatlarını da verdik” sözlerini nasıl anlamak gerekir? Acemiliğimden olabilir, ama “talimat verdim” diyor gibime geldi benim.

Belki de Anayasa’yı yanlış yorumluyorum. “Talimat veremez” ifadesinin karmaşık ve muğlak dilini yanlış anlıyorum belki? Fazla düz bir mantık mı kullanıyorum acaba? Hukuk dilinde “Talimat veremez” sözleri, “İsterse verebilir, ne var bunda?” şeklinde mi okunmalı?

Veya çok daha temel bir hata mı benimki? Kulaktan dolma bilgilerle, Anayasa’nın ihlal edilmesinin suç olduğu kanısı oluşmuş kafamda.

Değil mi acaba?

(marksist org)

Share.

About Author

Comments are closed.