6 Nisan 2019 – Türkiye’de Siyaset ve Toplumsal Hareket Paneli

0

Adalet Zemini, İstanbul’da “Türkiye’de Siyaset ve Toplumsal Hareket” başlığıyla bir panel düzenledi.

Adalet Zemini, İstanbul’da Cezayir toplantı salonunda “Türkiye’de Siyaset ve Toplumsal Hareket” konulu bir panel düzenledi. Moderatörlüğünü Yasin Altıntaş’ın üstlendiği panelde Berrin Sönmez, Polat Alpman, Zeynep Duygu Ağbayır ve Şenol Karakaş konuşmacı oldu.

“Kutuplaştırma siyaseti demokrasinin alanını daraltıyor”

Toplantıda konuşan DSİP GYK üyesi Şenol Karakaş, Türkiye siyasi tarihinde pek çok toplumsal hareketten söz edilebileceğini vurgulayarak, örnekleri şöyle sıraladı “89 bahar eylemleri, 28 Şubat sürecinde darbe karşıtı, başörtüsüne özgürlük eylemleri, 2003 Irak’ta savaşa hayır eylemleri, 2007 Hrant’ın öldürülmesi sonrası ırkçılık karşıtı eylemler, 2010 daha fazla demokrasi isteyen yetmez ama evet etkinlikleri, 2012 Ergenekon ve darbe karşıtı eylemler, 2013 Gezi eylemleri, 2016 darbe girişimine karşı eylemler, Kadın hareketinin eylemleri, KHK mağdurlarının eylemleri, metal işçilerinin eylemleri”. Karakaş, kutuplaştırma siyasetinin demokrasi güçlerini böldüğünü ve demokrasinin alanını daralttığının altını çizerek işçi hareketi ve kadın hareketinin her şeye rağmen kutuplaşmayı aştığını ve eylemlerine devam ettiğini söyledi.

“Kendi manifestomuzu oluşturmalıyız”

Gazete Duvar yazarı Berrin Sönmez ise kadın hareketine dikkat çekerek, kadınların 8 Mart’larda yıllardır sokaklara çıktığını Müslüman kadınların da bu hareket içinde olduğunu söyledi. Sönmez, “Feministler, yapı bozum tekniği ile öncelikle kadınları nesneleştiren ideolojilere karşı mücadele ederler, bu ideolojileri ve onların siyasetlerini teşhir ederler. Böylece mücadelede daha birleştirici bir çizgi izleyebilirler. Bu yöntemi diğer toplumsal hareketler de kullanmalıdır” diyerek Türkiye’nin hiçbir zaman özgürlükler çağına giremediğini söyledi. Türkiye’de halkın artık karar mekanizmalarında yer almak istediğini belirten Sönmez, “Bizler, özgürlük, eşitlik adalet isteyen solcular ve dindarlar olarak kendi manifestomuzu oluşturmalı ve gündeme çıkmalıyız” dedi.

“Aynılaşmayalım ama ortak yürüyelim”

Aktivist Zeyneb Duygu Ağbayır, İslami grupların Gezi eylemlerine katılmasının önemini vurguladı. Devletin sol ile İslami kesimin buluşmasını istemediğini belirten Ağbayır, “Sol ve dindarlar olarak aynılaşmayalım ama ortak yürüyelim. Bizler Müslüman ama AKP muhalifleri olarak solcularla birlikte iş yaptığımız için kendi mahallemizde çok baskı görüyoruz. Bizler ekmeğimizi nasıl kazanıp, nasıl bölüşeceğiz, en azından bu düşünce için yan yana gelmeliyiz” dedi.

“Devlet kendi hakikatini tebliğ ediyor”

Akademisyen Polat Alpman, Türkiye’de devletin kendi hakikatini yurttaşlara tebliğ ettiğini belirterek, Kemalizmin asıl olarak bu olduğunu söyledi. Tayyip Erdoğan’ın da Kemalistlere benzer şekilde Yeni Türkiye lafını sıkça telaffuz ettiğini söyleyen Alpman, “Türkiye’deki tarihsel gelişimi içinde ağırlıklı olarak sağ bir ideolojidir. Bazen içinde sol damar da olur, ama ağırlık sağdır. Sol düşünce farklılıkların bir araya gelmesi demektir, sağ düşünce ise ayrılıkların öne çıkarılmasıdır. Bu anlamda müslüman düşüncenin asıl olarak sol olması gerekir” dedi.

Share.

About Author

Comments are closed.