8 Ağustos 2020 – 60 göçmen… – Yıldız Önen

0

27 Haziran 2020’de Van Gölü’nde bir tekne battı. Batan teknede Türkiye’nin doğu sınırından gelen Afgan, İranlı, Pakistanlı göçmenler vardı ve bu insanların cesetlerine ulaşılmaya çalışıldı. Günlerce süren aramalar sonucunda 60 kişinin cesedi bulundu.

Afgan Göçmenlere İlişkin Bitlis İli Tatvan İlçesi Gözlem Raporu bu teknenin batan ilk tekne olmadığını gösteriyor. Rapora göre, 26 Aralık 2019’da da bir tekne batmış ve 7 göçmen ölmüş, 64 göçmen ise hastanede tedavi edilmek üzere kurtarılmış.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin 2017 yılında açıkladığı Küresel Eğilimler raporu, dünyadaki bütün mültecilerin yüzde 68’inin beş ülkeden geldiğini gösteriyor: Suriye, Afganistan, Güney Sudan, Myanmar ve Somali. 

Türkiye, Afganistan’dan gelen göçmenlere Türkiye’nin doğusundan gelen göçmenlere uygulanan prosedürü uyguluyor. Hak İnisiyatifi Derneği durumu şöyle açıklıyor: “Çeşitli nedenlerle Afganistan’dan kaçarak sığınma talep eden kişiler ‘şartlı mülteci’ olarak değerlendiriliyor.”

“Şartlı mülteci”, üçüncü bir ülkeye yerleşinceye kadar kalmasına izin verilen mültecileri tanımlıyor ve bir dizi kısıtlamayı kapsıyor. Bu kapsamda değerlendirilen mültecilere seyahat ve istihdama erişim gibi konularda kısıtlama getiriliyor. 

Bitlis-Tatvan mülteciler için bir toparlanma merkezi gibi işlev görüyor son yıllarda. Raporun özetlediği gibi: “Göçmenler Tatvan’a ulaşıncaya dek yaklaşık 3 bin kilometreyi aşkın mesafenin önemli bir kısmını yürüyerek kat etmektedir. Göç ederken geçişlerde sıkıntı yaşamamak için ağırlıklı olarak kırsal ve dağlık bölgelerden yürümekteler. Göçmenler yürüyüşleri sırasında ağırlıklı olarak açlık, hastalık, hava koşulları, insani ihtiyaçlar ve konaklama konusunda insani koşullardan çok uzak şartlarda olduklarını belirtmişlerdir. Özellikle Van’dan gelen göçmenlerin tekneler ile Tatvan’a yakın kıyılara ulaşmaya çalıştıkları bilinmektedir.”

Üç bin kilometrenin uzun bir bölümünü ayaklarını parçalayarak, aç, susuz, hastalıkla boğuşarak geçen göçmenler, sınırın Türkiye bölümüne girdiklerinde hiçbir yasal güvenceleri olmadıkları için bir tekneyle açıldıkları kocaman bir gölde boğularak ölebiliyorlar.

Derneğin raporu ve o raporda göçmenlerin aktardığı deneyimler iki adımı aynı anda ve hızla atmak zorunda olduğumuzu gösteriyor: Türkiye’nin mülteci politikası baştan sona, göçmenler lehine hızla değiştirilmelidir. Demokratik bir muhalefet, gerçekten demokratsa, insanların konteynırlarda, teknelerde, sınır kapılarında ölmesine karşı ses çıkartmalı ve göçmenleri sınıf kardeşi olarak görmelidir.

(Marksist org)

Share.

About Author

Comments are closed.