27 Temmuz 2022 – Siyasetçilerin tavır ve söylemleri ırkçı saldırıları körüklüyor – Faruk Sevim

0

Türkiye’de göçmenler konusu dünyanın her yerinde olduğu gibi, ırkçı ve milliyetçi çevreler tarafından bir sorun alanına dönüştürüldü. Özellikle seçimlerde karşılaşılan başarısızlıkların, ekonomik ve sosyal krizlerin nedeni sürekli göçmenlerin üzerine yıkılmaya çalışılıyor. Irkçı açıklamalar, siyasiler için durumu “izah” etmede daha kolay oluyor.

Muhalefet yıllardır göçmen düşmanlığı yapıyor, iktidar ise özellikle 2019 yerel seçimlerinden sonra göçmenler konusundaki nispeten olumlu tutumunu değiştirdi, yerel seçim yenilgisinin faturasını göçmenlere çıkararak üzerlerindeki baskıyı ve hukuksuzlukları artırdı.

Göçmenler sık sık sınır dışı ediliyor.

Bianet’in araştırmasına göre, 2022’de göçmenlere “insanlık” kategorisinde en az değinen siyasi lider Kılıçdaroğlu oldu; “CHP lideri Kılıçdaroğlu ise insanlık kategorisine en az yer veren lider olarak karşımıza çıkıyor. Kemal Kılıçdaroğlu yaptığı birçok grup konuşmasında hükümeti ‘mültecilere dolar dolar para harcamakla’ eleştiriyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise mülteci meselesini en çok “savaş” kategorisi altında değerlendiriyor; “Erdoğan yaptığı birçok konuşmada mültecilerin dönüşü için Suriye’de güvenli bir ortamın şart olduğunu ve bu güvenliği sağlamak için de Türkiye’nin bölgede operasyonlar yaptığına dikkat çekiyor. Örneğin, 5 Şubat 2019’da yaptığı konuşmada Erdoğan, Suriyelilerin kalıcı olarak dönüşünü sağlamanın yegane çözümünün Irak’ta ve Suriye’de terör örgütlerinin kaynaklarını kurutmak olduğunu açıkça belirtmişti.”

“Liderler özelinde konuya baktığımızda ise açık ara farkla HDP tüm kategorilerde başı çekiyor. HDP sözcüleri genellikle Erdoğan’ı ve hükümeti Suriye operasyonları sebebiyle eleştiriyor ve hükümetin uyguladığı savaş politikalarının göçe sebep olan asıl neden olduğunu savunuyorlar.”

İktidar ve muhalefet, göçmen düşmanlığı konusunda yarışmaya başladılar. Bu da sokakta göçmenlere dönük daha fazla ırkçı saldırı anlamına geliyor. Gerek son birkaç gün içinde yaşananlar gerekse medyaya yansıyan ırkçı saldırılar bunun gerçekliğini gözler önüne seriyor.

İspanyol gazeteci Afgan sanılarak dövüldü

Eşiyle birlikte, turistik amaçla Türkiye’ye gelen İspanyol gazeteci Lluis Miquel Hurtado, 22 Temmuz’da İstanbul Taksim’de saldırıya uğradı.

3 kişilik ırkçı grup, İspanyol gazeteciyi Afgan sanınca ortalık karıştı. Gazeteciye hakaretler yağdıran grup, içinde bulundukları arabadan ona ve eşine sigara izmariti attı.

Bununla da yetinmeyen saldırganlar, arabadan bir anda inerek İspanyol gazeteci Hurtado’yu darp etti. Bir süre devam eden arbedenin ardından çevredekilerin araya girmesi sonucunda bu şiddet son bulurken gazeteci Hurtado vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandı.

Mısırlı turist otobüste saldırıya uğradı

Mısırlı bir turist, Pazar günü Kadıköy’de, otobüste başkasının fotoğrafını çektiği iddiası ile saldırıya uğradı.

Darp edilen kişi, otobüste bir yakınıyla Arapça konuştuktan sonra bu saldırı başladı.

Bu tutum tam bir felaket habercisidir.

Herkes elinde cep telefonu taşıyor ve telefonda Türkçe dışında herhangi bir dilde konuşabilir. Böylesi bir durumda oluşan linç atmosferi ise kimseye kendisini savunma fırsatı vermez. Bu yüzden birilerinin bu gidişata acilen ‘dur’ demesi gerekiyor.

Kişi, iddia edilen eylemi gerçekleştirmişse bile bu bir suç değildir; saldırganlar hakkında ırkçı saldırganlık, iftira ve provokasyon suçundan ötürü işlem yapılmalıdır.

Suriyeli çocuk Karagümrük’te saldırıya uğradı

17 yaşındaki Suriyeli Abdel Moneim Karim ve erkek kardeşi, bir grup ırkçı tarafından saldırıya uğradı, şiddetli bir şekilde darp edildi.

Karim’in üst dudak bölgesinde kanama ve vücudunda morluklar oluştu.

Saldırı 25 Temmuz’da Karagümrük’te gerçekleşti.

Kılıçdaroğlu hala Suriyelileri ölüme göndermekten bahsediyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 24 Temmuz’da Bursa’da yaptığı konuşmada “mültecileri davulla zurnayla ülkelerine göndereceklerini” söyledi.

Suriye’deki iç savaş devam ederken bunun nasıl olacağı ise belli değil.

Uluslararası hukuka göre, göçmenler iç savaşın sürdüğü, ölüm tehlikesinin olduğu bir yere geri gönderilemez.

Afgan ve Suriyeli göçmenleri geri göndermekten bahseden Kılıçdaroğlu, bir yandan da Balkan göçmenlerinden oy istiyordu…

Bütün göçmenler kardeşimizdir

Türkiye, özellikle 2013’ten beri göç ve göçmenler konusunu yoğun bir biçimde yaşıyor.  

Ülkelerinde yaşanan çatışmalardan, iç savaşlardan, şiddet ve zulümden kaçan milyonlarca insan var. Bu insanların bir kısmı da Türkiye’ye sığındı.

Bianet’te yayınlanan araştırma, 2022’de neredeyse tüm siyasi partilerin çoğunlukla göçmenleri suçlayan ve geri göndermekten bahseden konuşmalar yaptıklarını gösteriyor. Bu tür söylemler sokakta göçmenlere saldırının yolunu da açtığı için bunlara derhal bir son verilmelidir.

Göçmenler konusunda her insanın alması gereken tavır bellidir; bütün göçmenler kardeşimizdir.

Göçmenlerin, istedikleri yerde, istedikleri kadar kalma hakları savunulmalıdır.

Marksist.org

Share.

About Author

Comments are closed.