29 Temmuz 2022 – Vakıflar yöneticisiz mi kalacak? – Ohannes Kılıçdağı

0

Vakıf seçimleri konusundaki belirsizlik devam ediyor, seçim çevreleriyle ve adaylık şartlarıyla ilgili bir değişiklik olup olamayacağı belli değil ama bir yandan da zaman hızla akıyor. 19 Temmuz’da Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün azınlık vakıflarıyla bir görüşme yapacağı söyleniyordu ama o tarihte sadece Rum vakıfları temsilcileriyle görüşüldü. Geçtiğimiz haftasonu da VGM, Gedikpaşa, Samatya, Feriköy, Ortaköy olmak üzere sadece dört Ermeni vakfıyla da görüşmüş ama şimdiye kadar konuya dair benim görebildiğim resmi bir açıklama olmadı. Örneğin, görüşme neden sadece bu dört vakıfla oldu? Görüşme nasıl organize edildi? Bu ve bu gibi soruların cevaplarını gene bilemiyoruz. Yani, bu meselede baştan beri takınılan ketumluk devam ediyor.

Geçen hafta Agos’a verdiği mülakatta Melkan Karaköse, Ermeni toplumu içinden patrik de dahil bu düzenlemeyi görme ayrıcalığına erişenlerin (bu tabir bana ait) seçim çevreleri ve adayların ikamet şartı gibi hususlara neden itiraz etmedikleri haklı olarak soruyordu. Bu da cevabı kamuoyunca malum olmayan sorulardan. Bu da, hep söylediğimiz gibi sürecin şeffaf biçimde, istişare edilmeden yürütülmesinin bir sonucu. Halbuki, bu hususlar önceden açıkça tartışılsaydı, mahsurlar daha evvelden görülür, yönetmelik çıkmadan düzeltilmeye çalışılırdı. Şimdi ise, yayınlanmış bir yönetmeliği değiştirmek gibi daha zor bir işle uğraşıyoruz zira yönetmelik değişmeden bazı hususların düzeltilmesi mümkün değil sanırım. Diyelim ki küçük bir ihtimal ama VGM, talepleri haklı buldu; yönetmelik halihazırdaki şekliyle dururken VGM’nin yönetmeliğe aykırı uygulama yapması hukuken mümkün mü? Ayrıca, her bir vakıf kendi talepleri için ayrı başvuru mu yapacak? Örneğin, yönetmelik il genelinde seçim yapma hakkını açıkça sadece İstanbul dışındaki vakıflara tanımışken, bu orada yazılı olarak duruyorken, İstanbul’dan bir veya birkaç vakfın il genelinde seçim yapmak üzere VGM’ye yapacakları başvurunun hukuki ve idari düzlemde kabul edilmesi mümkün mü? Yok mümkün değilse, yönetmeliğin tekrar değişmesini bekleyeceksek bu ne kadar sürecek? Tabii, gönül ister ki bu sorunlar müzakereyle çözülsün ama ortada bu sorular varken bu olabilir mi?         

Bu meselede pozitif düşünmeye, kimseye kötü niyet atfetmemeye çalışıyorum ama bazı şeylerin de iyi niyetle açıklanması mümkün değil. Bunca söze, şikayete, dikkat çekilen risklere rağmen hala sakıncalı hususları düzeltmek için adım atılmıyorsa burada idarenin iyi niyetinden bahsedilebilir mi? Örneğin, adayların vakfın bulunduğu bölgede ikamet etme şartının birçok vakfın yönetici bulamamasıyla sonuçlanabileceği birçok kişi tarafından dile getirilmesine rağmen hala bu şartta ısrar ediliyorsa, seçimler il geneline açılmıyorsa, insan o zaman ister istemez “Acaba azınlık vakıflarını mülhak, hatta mazbut vakıf haline düşürmenin yolu mu yapılıyor?”, diye düşünüyor. Vatandaşın anlayacağı şekliyle söylersek, azınlık vakıflarının yönetimin dolaylı ve hatta doğrudan VGM’ye geçirilmesi hedefleniyor? Hadi o değilse bile, acaba vakıflara yönetici olmak isteyenler belli bir elekten mi geçirilmek isteniyor? Aynı patrik seçiminde olduğu gibi. Bu şartlar altında kimse bu veya benzeri sorulara “öküz altında buzağı aramak”, diyemez.

Toros Alcan da gene geçen hafta Agos’a verdiği demeçte meselenin iyi etüt edilmediği için bu sorunların çıktığını söylüyordu. Mevcut duruma ve takınılan tutuma bakınca, hele hele “etüt” için dokuz sene vakitleri olduğunu da düşünecek olursak, diyorum ki inşallah gerçekten iyi etüt edilmediği için bu sorunlar çıkmıştır da tersi değildir. 

Öte yandan, şartlar zorlu olsa da, bütün bu sorunlara rağmen Ermeni toplumu, vakıfları yöneticisiz bırakmamak için elinden geleni yapmalıdır. Elde kağıt kalem, her bir vakıf için listeler oluşturmak gerekiyor. 

Agos

Share.

About Author

Comments are closed.