5 Ağustos 2022 – Lübnan’dan mülteci manzaraları – İslam Özkan

0

Lübnan, Türkiye’den sonra dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke ve şu anda Suriye krizinin üzerinden on yıl geçmesine rağmen bir buçuk milyondan fazla Suriyeliye ev sahipliği yapıyor. Altı buçuk milyon nüfusu olan Lübnan’da bir buçuk milyon mülteci ülkenin kaldırabileceğinden oldukça fazla. Nüfusa vurulursa Lübnan, oran olarak dünyada en fazla Suriyeli mülteciyi barındıran ülke konumunda. Nasıl ki Türkiye, Suriyelilerin çoğunluğunu “geçici koruma sistemi” statüsünde görüyorsa, Lübnan da “1951 Mülteci Sözleşmesi’ne taraf olmadığı” için Suriyelileri resmi olarak mülteci ve sığınmacı olarak tanımayı reddediyor.

Ülkede mültecilerin durumu perişan. Lübnanlı yetkililer mülteci akınının ülkeye milyarlarca dolara mal olduğunu ve kriz içerisindeki altyapı sorunlarını daha da kötüleştirdiğini belirtirken Birleşmiş Milletler, Lübnan’daki Suriyeli mülteci ailelerin %90’ının aşırı yoksulluk içinde yaşadığını tahmin ediyor.

Lübnan’daki Suriyeli mültecilerin durumu, diğer ülkelere nazaran en kötü durumda. Ülkedeki ekonomik krizin sorumlusu onlarmışçasına Suriyeli mültecilere karşı ırkçı saldırılar ve sosyal medyada mültecilerin kovulması için kampanyalar düzenleniyor.

Uluslararası kuruluşların ve gözlemcilerin ifadelerine göre Lübnan’daki Suriyeli mültecilerin durumu, diğer ülkelere nazaran en kötü durumda.  Tabi bir de buna Lübnan’da yaşanan devasa ekonomik kriz ve Lübnan lirasında yaşanan anormal değer kaybı da eklenince, Suriyeli mültecilerin durumu diğer ülkelerden çok daha feci hale geliyor.

Öte yandan sanki ülkedeki ekonomik krizin sorumlusu onlarmışçasına Suriyeli mültecilere karşı ırkçı saldırılar ve sosyal medyada mültecilerin kovulması için kampanyalar düzenleniyor. Lübnanlıların ekmeğini çaldıkları, kalabalık mülteci ailelerin çocuklarını ve eşlerini fırınlara göndererek ekmek krizine neden oldukları gibi inanılması güç iddiaları dillendiriyorlar.. Geçtiğimiz hafta sosyal medyada “Lübnan’daki Suriyelilere #Hayır” şeklinde bir hashtag açıldı, ardından Youtube’da Suriyeli çocukların bir fırının önünde gençler tarafından dövülerek elindeki ekmeğin alındığı görüntüler yayınlandı. Bazı fırınlar, Suriyelilere ekmek satmayı reddettiklerini dile getirirken belediyelerden “Suriyelilerin varlığını gözden geçirmelerini” istediler.

Lübnan’daki ekmek krizi, çok sayıda fırının çalışmaması ve karaborsadaki yüksek ekmek fiyatlarıyla daha da derinleşti ve eşi görülmemiş bir aşamaya ulaştı. Kelimenin tam anlamıyla ekmek aslanın ağzında.

Onca krizin yanı sıra Lübnan’da baş gösteren ekmek krizi, onca sorunla boğuşmaya çalışan ülke için kâbus haline geldi. Ekmek krizi, çok sayıda fırının çalışmaması ve karaborsadaki yüksek ekmek fiyatları ile daha da derinleşti ve eşi görülmemiş bir aşamaya ulaştı. Bir sürü ekonomik sorunla boğuşan Lübnan vatandaşları için ekmek almak zor ve meşakkatli bir iş haline gelmiş durumda. Paran da olsa ekmek bulmak neredeyse imkansız hale geldi, kelimenin tam anlamıyla ekmek aslanın ağzında.

Bir yanda hükümet ve fırın sahipleri, diğer yanda siyasi partiler arasında karşılıklı suçlamalar yaşanırken Birleşmiş Milletler “mültecilere karşı ayrımcılığın tırmanması” konusunda uyarıda bulundu. Sosyal medya kampanyalarından sonra bir açıklama yapmak zorunda hisseden BM “Mültecileri ve diğer marjinal grupları etkileyen, etnik temelde geliştirilen kısıtlayıcı uygulamalar ve ayrımcı önlemler konusunda ciddi endişe duyduğunu belirten bir açıklama yaptı.

Konuyu yakından izleyen ABD Merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü ise, mültecilerin güvenliğin tam olarak sağlanamadığı Suriye’ye zorla gönderilme kampanyalarının, ülkelerin temel yükümlülüklerinin ihlali anlamına geldiğini açıkladı.

Akkar kentinde Suriyelilere ait bir mülteci kampı yakıldı. Güvenlik görevlileri seyirci kaldı. Failler cezasız bırakıldı. Öte yandan Mülteciler Bakanı Isam Şerefuddin “Suriyeli mültecileri geri gönderme planının” sahibi olmaktan gurur duyduğunu söylüyor.

Tüm bunlar da yetmemiş gibi geçtiğimiz hafta Lübnan’ın Akkar kentinde Suriyelilere ait bir mülteci kampı, akrabalarından biri kampta yaşayan bir mülteci tarafından öldürüldüğü ileri sürülerek yakıldı. Bu tür olayların en kötü tarafı güvenlik görevlileri eyleme seyirci kalırken, eylemcilerin ise cezasız bırakılmasıydı.

Lübnanlı yetkililerin açıklamaları ise mülteci karşıtlığına benzin döküyor. Mülteciler Bakanı Isam Şerefuddin “Suriyeli mültecileri geri gönderme planının” sahibi olmaktan gurur duyduğunu söyledi. Bakanlar Hector Hajjar ve Mustafa Bayram, parlamento seçimlerinin arifesinde Suriyeli mültecilerle ilgili düzenledikleri basın toplantısında bu meselenin artık katlanılamaz hale geldiğini ve bu yükün Lübnan devletinin gücünü aştığını ifade ettiler. Bu açıklamalarında halkı olabilirler ama BM ve diğer uluslararası insani yardım kuruluşlarının Lübnan’a mülteciler için verdiği paraların nereye gittiğiyle ilgili de ciddi şüpheler var. Öteden beri yolsuzluklarıyla ünlü olan Lübnan hükümetinin paraları mültecilere harcayıp harcamadıkları rahatlıkla sorgulanabilir.

Politikyol

Share.

About Author

Comments are closed.